Görev; kendin yap, mutlu ol!

Giriş kapısı ahşap posta kutusu

Reklamlar

Merhaba, 

İnsanlık; var oluşundan bu yana, “yaşamın anlamının ne olduğu”nun arayışı içinde. Bu arayış kuşkusuz yarın da devam edecek. Ancak; bu arayışın bir kilit kavramı var ki, tüm zamanların düşünürleri, üzerinde önemle durup onu açıklamaya çalışmışlardır.

Peki, nedir bu kavram? “Mutluluk” desem! Elbette “insanın mutluluğu” kavramından bahsediyorum. Bu kavram çerçevesinde insanın yaşam amacının “mutluluk” olduğunu savunan onca düşünür var? Yanılıyorlar mı? Bu çok çekici felsefik bir tartışma konusu olabilir. Bu tartışmanın derinliklerinde boğulmak istemem.Ancak şunu çok iyi biliyorum ki; hayatımda yaşadığım en mutlu anlarımdandır üretebildiğim anlar..

Bir düşünün! sizin içinde öyle değil mi?..

Hadi test edelim; işten geldiniz ve eşiniz size mutfak musluğunun akıttığını söyledi. “Haydaa! nereden çıktı şimdi bu” dediniz ve çaresiz takım çantasını alıp sorunun ne olduğunu bulmaya çalıştınız. Biraz uğraştan sonra musluğu tamir ettiniz. O anda yaşadığınız mutluluğu hayal edebildiniz mi?..

Eşiniz o gün çoktandır yapmayı düşündüğü bir kek tarifini ancak cesaret edebilmiş ve yapmış, ama sonuçtan kaygılı. Keki tattığınız anda kendinizden geçerek övgüler düzüyorsunuz ve bunu daha sık yapmasını istiyorsunuz eşinizden.. Tam bu anda eşinizin yüzündeki mutluluğu gördünüz mü?.. Hatta,  eşiniz size bu keki nasıl yaptığını en ince detayına kadar anlatacaktır eminim. Sanırsınız ki başından geçen büyük bir macerayı anlatıyor, bu heyecanı neye bağlarsınız?..

Okula giden çocuğunuz o gün yaptığı ve tam not aldığı resmi daha siz kapıdan girmeden önce size göstermişti. Onun gözlerindeki mutluluğu farkedebilmiş miydiniz?..

 

Bu mutluluk anlarına dair yüzlerce örnek sayabilirim. Düşünün! mutlu olduğunuz anları, göreceksiniz ki, insan üretebildiğinde ve başardığında mutluluğun tadı her lezzetten daha tatlıdır.

Şimdi diyebilirsiniz ki, “yahu! bir kendin yap sitesinde mutluluk üzerine yazı okuyoruz, sen onu bırakta şunu nasıl yaptığını anlat be adam!”

Onu birkaç cümlede bitireyim o zaman; eski paletten çıkma ahşap parçalarını resimlerde görüldüğü gibi kendi istediğin ölçülerde kes,  zımparala ve 6 çivi 2 vida yardımı ile birleştir. İki dekoratif vida ile de duvara monte et, işte bu kadar basit. Böyle bir ahşap kutuyu istediğiniz bir amaçla kullanabilirsiniz. Ben bunu apartman girişinde iç posta kutusu ve sair küçük eşyaların konulması için tasarladım.

Şimdi gelelim asıl meseleye; bu satırları yazarken, ülkemiz zor yıllardan geçiyor ve hergün kötü haberle sarsılıyoruz. Böyle bir durumda mutlu olabilmeyi kendimize çok gördüğümüz zamanlar az değil biliyorum! Ancak insanlığın peşinden koştuğu “mutluluk” kavramından ne kadar uzaklaşırsak insanlık amacımızı da kaybetmez miyiz? Dünyanın en mutlu ülkelerine bakalım oralarda ne farklı? Bir de çevrenizdeki mutlu insanlara bakın! Üretmek ve başarmak ayırdedici özellikleri değil midir? Haydi sizde kendinizi mutlu edecek işler yapın! Farketmez basit üretimler de olabilir. Bu üretimlerin ne kadar etkili olacağını da göreceksiniz, en azından mutluluğunuza etkisini.. şu kavgası bitmeyen dünyada…

Görev; eski kömürlük kapısından duvar askılığı yapmak

Ahşap duvar askılığı


Merhaba; eskimiş ahşap dokuyu siz de benim gibi seviyorsanız bu yazımda size basit ve etkili bir duvar askılığı yapma önerisi vereceğim..

Benim bu konudaki kısa hikâyem şu; evimizin basit el işçiliği ile yapılmış kömürlük kapısı uzun yıllar önce tadilattan sonra ölçüleri uymayınca bir kenara konularak bırakılmış. Kömürlüğü ardiyeye çevirme çalışmalarımız sırasında çıkan bu kapıyı görür görmez fikir zihnimde canlandı. Sonuç yukarıda gördüğünüz gibi..

Rustik tarzı sevdiğimi daha önceki yazımda anlatmıştım. Bu eski basit kapıyı kömürlüğün içinde tozlu halde bir kenara atılmış gördüğümde o eski doğal ahşap dokusundan hemen etkilendim. Böyle bir ahşabın kullanamaz ve atarsak ya da yakılır ise çok üzülürdüm.  Oysa, onun o eski tozlu görünüşünün ardındaki cevheri görüyor iseniz onu ölümün elinden kurtarıyor demeksiniz.. Bu cevheri bulmuştum ve onu evimin giriş kısmında dekoratif bir duvar askılığı olarak yeni görevine hazırlayacaktım. Artık, yıllarca saklandığı bu yerden onu çıkarıp temizlemeli  ve giydirmeli idim..  

İşe önce duvarın ölçüsünü almak ile başladım.  Sonra bu ölçüyü eski kapıya uygun biçimde ortalama yaparak iki yandan kesilecek fazlalığı işaretledim. Dekupaj makinem ile bu fazlalıkları keserken kapının üzerinde bulunan menteşeleri de üzerinde olduğu gibi bıraktım (Bunun askılığa dekoratif bir hareket katmasını istiyordum). Daha sonra zımparalamasını yaptım. Bundan sonra eski bir portmantodan çıkma 4 adet askılık demiri ile raf ayaklarını fotoğraflarda gördüğümüz üzere ahşaba ortalayarak yerleştirip vidaladım. Elimde bulunan eski bir ahşap parçayı da raf olarak keserek ayakların üzerine koydum. Artık son aşama verniklemekti.. Bunu da bitirdim ve kurumaya bıraktım ki,  eşimin önerisi ve katkısı ile ayçiçeği figürlü dekupaj ekledik askılığımıza.. 

Evet, hepsi bu kadar! Ölümün elinden eski bir kapıyı kurtardık ve ona yeni bir ruh ve görev verdik..  Sizce de anlamlı değil mi? 

 

Görev; rustik bir ayna yapmak

Merhaba, 

“Rustik” kelimesi; son yıllarda çokça duymaya başladığımız bir terim, değil mi? Genelde  ortasında yuvarlak sopalı ahşap bir düzeneği olan  perde asma sistemi için kullanılıyor bu terim. Benim üzerinde durmak istediğim ise; terim anlamı. Basitlik ve sadeliği ön plana çıkartırken eski havası da bulunan eşyalar ve düzenlemeler tarzı. Köylerde ve kırsal yerlerdeki yerleşimlerde kendi üretim imkanları ile yapılmış eşyalar ve düzenlemeler tarzı da deyebilirim. Bu tarzın beni etkileyen yönü ise; basitliğin yan sıra doğal olanın kullanımı ve yorumu.. Bugünlerde bu  güçlü etkinin artık modern yaşam biçimlerinin içinde kendisine genişçe yer bulduğunu da rahatlıkla görebilmekteyim. Hatta öyle bir etki ki, bunun için daha fazla para ödemeye hazır bir kitle var artık. Ben buna “doğal olanın çekiciliği” diyorum..

Gelelim bizim rustik tarz aynamızın ortaya çıkışına.. 

Aynalar hayatımızın vazgeçilmez eşyalarından biridir. Banyomuzda, salonumuzda, odamızda, antrelerimizde onlara yer vermeyi severiz. Onlarda verdiğimiz değer karşılığında her an yanıbaşımızda göreve hazır beklerler.. Evlerinin dış kapı önünde küçükte olsa bir aynaya yer verenler ise, misafirlerine ilk sıcak hizmeti sunarlar. Böylesi bir hizmet yanında sokağa adımımızı atmadan önce bize yardımcı (:)) olacak bir ayna fikri bu düşünceler ışığında bende uzun zamandır vardı. Eski potmantomuzdan sökmüş olduğum ayna tam merdivenlere açılan dış kapımızın yanına uyacak ölçüde idi. Bana kalan sadece buna uygun dış çerçevesini oluşturmak ve aynayı içine yerleştirmekti zaman bulduğumda. İlk fırsatta işe koyuldum. Elimde bulunan  2 metrelik eski bir çıkma 5/10 ahşap tam bu işe göre idi. Aynanın genişlik ve uzunluk ölçüsünü alarak yapacağım çerçevenin içene tam oturacak biçimde ahşabı parçalarına ayırdım. Ayna ile kesilen parçaları birleştirmeden bir prova yaptım. Çıkma ahşabım tam düz kenarlara sahip değildi. Gönyede olmayan girintili taraflarını dış kenarlarda bırakmaya karar verdim. Böylece doğal bir dekoratif unsuru da olacaktı. Bu tip kullanılmış ahşap parçaların böyle bir artısı var tabiki.. Parçaları zımparaladıktan sonra birleştirme aşamasına geçtim. Üst ve alttaki genişlik parçalarını üstte, sağ ve soldaki uzunluk parçaları altta kalacak biçimde ölçüsünde çivi ile köşelerinden birleştirme yaptım. Bunun için 4 adet 8’lik çivi yeterli geldi. Aynayı arkadan içe yerleştirdiğimde üstten 1 alttan 2 adet ayna tutucu plastik ile aynayı tutturdum.  Verniğini attıp kuruttuktan sonra nalburdan alınma askı aparatı ile yerine astım.

Sonuç; rustik eşya satan mağazalardan onca paraya alınacak aynayı kendiniz basitçe ve az bir harcama ile yapabilirsiniz. Ayrıca kendi yaptığınızın değeri bir başka olur..

Sizce de böyle bir rustik aynayı yapmak basit ve etkili değil mi?

Görev; ahşap duvar panosu ile arka planı gizle

Ahşap duvar panosu tasarımı

Merhaba, 

Bu yazımda sizlere karşılaştığım bir sorunu basit ama etkili bir yöntem ile nasıl çözdüğümü anlatmaya çalışacağım. Bu yöntem tamamen amatörce olup, sizler de benzer bir sorunda  bu yöntemi zorlanmadan uygulayabilirsiniz.

Şimdi gelelim sorunumuza; halen oturduğum üç katlı apartman 45 senelik. Her ne kadar içi ve dışı zaman zaman tadilat görmüş ise de eski şirin izleri halen taşımakta. 😉 Bu izlerden biri de bina merdiven girişinde bulunan elektrik kat şalteri idi. Şalterlerin bu günlere kadar kendisini koruyan metal kutuları eskiyip paslanmıştı. Kötü bir görüntüleri vardı. Bunları elektrik tesisatçımız sökünce şalterler çıplak kaldı. Tam merdivenlerden indiğinizde karşınıza dikilen bu manzarayı basit ama etkili yöntem ile çözmek gerekli idi. Bir marangoza gidip uygun ölçüleri verip bir kapaklı dolap yaptırabilirdik. Ancak, tabiki öyle yaptırmadık. Çünkü; öncelikle mdf yada sunta benzeri bu tür kutuları oldum olası sevmemişimdir. Bir diğer neden; verdiğiniz işleri tarif ettiğiniz gibi yapacak, bu küçük iş deyip ya almak istemeyecek, yada fazladan ücret talep etmeyecek gerçek bir işinin ustası marangoz bulmak zor. Eğer imkanınız var ise bu tür işleri kendiniz yapmanız hem daha az maliyetli hem de eğlencelidir. Ben de eğlenceli yolunu seçtim..

Öncelikle küçük bir plan yaptım. Orada hem görüntüyü kapatacak hem de zarif duracak bir yapıya ihtiyacım vardı. Şalterlerin durduğu alanın iç ve dış ölçülerini aldım. Elimde bulunan eski 5/10 keresteleri dış çerçeve olarak kullanmaya karar verdim. Bu kerestelerin uzun yüzeyi derinliği kurtaracak kadardı. Ancak üzerine basitçe oturtacağım kapağı tutacak bir iç çerçeveye ihtiyacım vardı. Onu da ince çıtalardan içe çakabilirdim bu da kolaydı. Kapak için ise beton kalıbı olarak kullandığımız eski bir kalası iç ölçüye göre kesip birleştirebilirdim. Tüm bu tasarladıklarımı harfiyen de hemen uygulamaya başladım. Bütün parçaları kesip birleştirmeden uygulama yaptım. Herşey planımdaki gibiydi. Öyle ise bu eski  parçaları artık zımparalamaya başlayabilirdim..

Zımparalama için avuç taşlama makinasına uygun disk ile 40 kum kalınlığı cırt zımpara kullandım. (Zımparalama işini seviyorum. 0 eski kararmış kirli ahşaplar gidiyor yerine bakmaya doyamadığınız güzellikler çıkıyor.) 

Zımparalamadan sonra sadece keser ve uygun çiviler yardımı ile önce kasayı ve içini sonra kapağı çaktım. Sonra; Bir “Folklorik Taş Bebek” ustası olan eşimin uzmanlığından yararlandım. Kapak kısmına güzel bir dekupaj uyguladı. Böylece duvarda bir tablo gibi duracak olan ahşap tasarımımız hazırdı..

İşin en zorlu bölümü kasayı duvara monte etmekti. Zordu çünkü; kasa ağırdı, duvara sağlam biçimde dübel ve vida ile asılmalıydı ve bu tür vidalamalarda duvar içinden geçen elektrik tesisatına dikkat edilmeliydi. Sağolsun Mehmet enişte (Kıyıcı) ekipmanı ile imdadıma yetişti. Duvar dedektörü ile duvarı taradı ve delim işlemini yapacağımız  uygun alanları işaretledi. Beraberce matkap yardımı ile duvarı delerek L metal tutacaklar ile kasayı yerleştirdik. Kapak tam kasa üstüne oturdu. Kapağı yerinde tutmak için kasanın 4 kenarına ince çivi çaktım ve sonuç yukarıda gördüğünüz gibi.

Sizce de basit ve etkili değil mi?

Görev; Basit, şık ve işlevsel bir perde tasarlamak

Askılıklı ahşap perde tasarımı

Hemen hemen herkes hemfikirdir ki raylı kornişlere perde asmak biraz sıkıcı ve zordur. Hele perdeniz bizimki gibi (merdiven penceresinde) bir yerde ise çabuk tozlanır ve sık sık yıkanmak ister.  Takmak çıkarmak zor olduğundan bazen bu temizlik ertelenir durur ama içinize de sinmez. Ben bunun üzerinde biraz düşünerek merdiven pencerelerimiz için bir fikir ürettim. Başlangıçta fikrimi açtığım kişilerin itirazları olmadı değil. Çünkü yeni ve denenmemiş fikirler zor benimsenirler. Ama fikrimde ısrar ettim ve yukarıda görsellerini gördüğünüz askılıklı tül perdeleri apartmanımızın üç katındaki merdiven pencerelerine tamda düşündüğüm gibi taktım. İtiraf etmeliyim ki bu fikrimi yabancı bir internet sitesinde gördüğüm model üzerine geliştirdim. İyi de yapmışım. Şimdi basit, şık ve işlevsel tül perdelerimiz var.

Nasıl yaptığıma ve karşılaştığım zorluklara gelince; önce üst ölçüyü alarak buna uygun elimde bulunan eski 5/10 ebadındaki ahşap keresteleri dekupaj makinası yardımı ile kestim. Tümünü güzelce zımparaladım ve vernikledim. Daha sonra kanca olarak tarif edeceğim aslında askılık demirleri olan metal askılıkları üzerine eşit mesafedeki aralıklar ile yerleştirip vidalayarak üzerine taktım. Sonra perdeciye giderek (ki benim kardeşim olur) yapmak istediğim sistemi ve kanca aralıkları ölçüsü ile diğer ölçüleri vererek uygun fiyat ve renkte bir tül beğendim. Bu sırada ahşapları duvara monte etmek kolay olmadı ne yazık ki! İyi bir marka matkap almama ve gücü yerinde olmasına rağmen sıvadan sonra duvarı delemedim. Önce duvarda demire rastgeldiğimi düşündüm.Oysa sorun matkap yanında verilen yetersiz kalitede hediye uçlarından kaynaklanıyormuş. Ucu değiştirince duvarı deldim ve  dübeli yerleştirince uygun ölçüde vida ile ahşabı duvara sağlam şekilde iki baştan ve bir ortadan olmak üzere monte ettim. Perdeler gelince tam da istediğim ve tarif ettiğim gibi olduklarını sevinçle görerek yerine astım.

Sizce de basit ve etkili değil mi?